Ekmeğin Tarihçesi

Herşey bir buğday tanesi ile başlar...
Yüzyıllardır soframızın en bereketli ve en besleyici yiyeceği olan buğday, insan sağlığına son derece faydalı içeriğiyle vazgeçilmezimiz olmaya devam etmektedir. Günümüzde dünya nüfusu enerji gereksiniminin %60 dan fazlasını hububattan özellikle buğday ve pirinçten sağlar.
Sadece tanesinde; %82-85. protein ve karbonhidrat, %13-15. lif, vitamin ve mineral, ;% 2-3. E vitamini içeren buğday çeşitli iklim ve toprak koşullarına uyabildiği için dünya üzerinde geniş alanda üretilir, depolamaya uygundur, besin değeri yüksektir ve tarımı kolaydır. Öğütüldüğünde tane ağırlığının ¾ oranında un elde edilen buğdayın, yan ürünleri hayvan yemi olarak değerlendirilir.

Tüm dünyada temel gıda maddesi olan ekmek, herhangi bir gıda kaynağının, içerebileceği besin öğelerinden daha fazlasının sağlamaktadır. Ülkenin %50 sinden fazlasında kalori alımının yarısından çoğunu ekmek vermektedir. Ekmek çoğu Batı Avrupa ülkesinde, tüketilen karbonohidratın yarısının, proteinin 1/3’ünün, B vitaminlerin %50 sinden fazlasının ve E vitaminin %75’inden fazlasının kaynağıdır. Ülkemizde ise kişi başına tüketilen enerjinin %66 sı hububatlardan, bununda %56’lık kısmı yalnız başına ekmekten, proteinin ise %50’si ekmekten karşılanmaktadır.

Komşufırın ekmeğinin en büyük farkı: Doğal maya!
Ekmekçilik açısından un ekmeğin %50 sini oluşturmaktadır. Ekmek yapımında kullanılan un ekmek kalitesini belirlemektedir. Kaliteli ekmek üretiminde diğer önemli bir rol ise maya kullanımıdır. Komşufırın ekmeklerinin diğer ekmeklerden en büyük farkı doğal maya kullanımıdır.
Doğal maya; doğal yöntemlerle yoğurtta, sütte, üzümde bulunan faydalı mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayarak elde edilir. Daha sonra onlar ekmek yapımında, ekmeğin yapısını ve aromasını geliştirilmesi için kullanılır. Komşufırın geçmişten günümüze buğdaydan gelen sağlığı doğal maya ile birleştirir ve sofranıza en kaliteli ekmeği üretir.